Kanuni faiz nedir?
Kanuni faiz, tarafların uygulanacak faiz oranını ayrıca belirlemediği durumlarda kanunun esas aldığı faizdir. Hangi oranın uygulanacağı, alacağın doğduğu tarihe ve ilgili dönemde yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da 2026 yılında önemli bir değişiklik yapıldı. Yeni düzenlemeyle kanuni faiz, sabit bir yüzde yerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının belirli tarihlerde uyguladığı kısa vadeli reeskont oranına bağlandı.
Bu nedenle geçmiş yıllara ait bir alacak hesaplanırken yalnızca bugünkü faiz oranını kullanmak doğru sonuç vermeyebilir. Faizin işlemeye başladığı tarih ve ilgili dönemde geçerli oran birlikte dikkate alınmalıdır.
Temerrüt faizi ne zaman devreye girer?
Temerrüt faizi, bir para borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle gündeme gelir. Burada yalnızca hangi faiz oranının uygulanacağı değil, borçlunun ne zaman temerrüde düştüğü de önemlidir.
Taraflar sözleşmede geçerli bir temerrüt faizi belirlemiş olabilir. Böyle bir oran bulunmuyorsa uygulanacak faiz yürürlükteki mevzuata göre tespit edilir. Türk Borçlar Kanunu ayrıca sözleşmeyle belirlenebilecek temerrüt faizine ilişkin üst sınırlar öngörür.
Akdi faiz belirlenmiş ancak temerrüt faizi ayrıca kararlaştırılmamışsa da somut olaya göre farklı bir değerlendirme gerekebilir. Bu nedenle sözleşmeden doğan bir alacakta yalnızca faiz oranına değil, sözleşmedeki faiz hükümlerine de bakılmalıdır.
Mevduata uygulanan en yüksek faiz nedir?
Bazı işçilik alacaklarında genel kanuni faiz yerine özel bir faiz türü uygulanır. Bunların en bilinen örneklerinden biri kıdem tazminatıdır.
1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faiz esas alınır.
Benzer şekilde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını öngörür. Yargıtay uygulamasında fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi ücret niteliğindeki bazı alacaklar da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Buradaki oran tek ve sürekli aynı kalan bir yüzde değildir. Uygulanacak oranın ilgili dönem bakımından fiilen uygulanan banka mevduat faizleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekebilir.
Faizin başlangıç tarihi neden önemli?
Doğru faiz türünü seçmek tek başına yeterli değildir. Faizin hangi tarihten itibaren işletileceği de toplam tutarı doğrudan etkiler.
Örneğin kıdem tazminatında genel kural olarak faiz, iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanılacak şekilde sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak emeklilik nedeniyle fesih veya işe iade sonrasında gerçekleşen fesih gibi durumlarda başlangıç tarihi ayrıca değerlendirilmelidir.
Ücret alacaklarında ise ödeme gününün sözleşmeyle açıkça belirlenip belirlenmediği ve işverenin ne zaman temerrüde düştüğü önem taşır. Haksız fiilden doğan alacaklarda da farklı başlangıç kuralları söz konusu olabilir.
Bu nedenle bütün alacaklar için geçerli tek bir "faiz başlangıç tarihi" tablosu oluşturmak yanıltıcı olabilir. Alacağın türü ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
İşçilik alacaklarında hangi faiz uygulanır?
İş hukukunda her alacak kalemine aynı faiz uygulanmaz. Özellikle kıdem tazminatı ile ücret niteliğindeki alacaklar için özel hükümler bulunur.
- Kıdem tazminatı: Kanundaki şartların oluşması halinde mevduata uygulanan en yüksek faiz gündeme gelir.
- Ücret alacağı: Gününde ödenmeyen ücretlerde mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır.
- Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretleri: Ücret niteliğinde değerlendirildikleri durumlarda mevduata uygulanan en yüksek faiz söz konusu olabilir.
- İhbar tazminatı: Kıdem tazminatındaki özel mevduat faizi hükmü ihbar tazminatına uygulanmaz. Faiz türü ve başlangıcı talep ile temerrüt durumuna göre değerlendirilir.
Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda ise ayrıca özel faiz hükümleri bulunabileceğinden, alacağın kaynağının da belirlenmesi gerekir.
Faiz hesabında dikkat edilmesi gerekenler
- Önce alacağın hangi faiz türüne tabi olduğu belirlenmelidir.
- Faizin başlangıç tarihi alacağın türüne göre tespit edilmelidir.
- Hesaplama dönemi içinde faiz oranı değişmişse dönemler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
- Geçmiş dönem hesabında bugünkü faiz oranının tüm döneme uygulanması yanlış sonuç verebilir.
- Temerrüt faizine yeniden temerrüt faizi yürütülmesi kural olarak mümkün değildir.
Türk Borçlar Kanunu'na göre alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğraması halinde, şartları oluşmuşsa aşkın zarar talebi de ayrıca gündeme gelebilir.
Hangi faiz hesaplama aracını kullanmalısınız?
Doğru hesaplama aracı, alacağın türüne göre seçilmelidir. Sözleşmeden veya diğer para borçlarından kaynaklanan gecikmelerde temerrüt faizi; kanuni faiz uygulanması gereken alacaklarda ilgili faiz hesaplama aracı kullanılabilir.
İşçilik alacaklarında ise önce hangi alacak kaleminin hesaplandığını belirlemek gerekir. Kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma veya ihbar tazminatı aynı faiz kurallarına tabi olmadığından, yalnızca tutarı ve tarihi girerek yapılan genel bir faiz hesabı her durumda doğru sonucu vermeyebilir.