İşçilik alacaklarında zamanaşımı kaç yıl?

İşçilik alacaklarında tek bir zamanaşımı başlangıç tarihi yoktur. Süre, talep edilen alacağın türüne göre farklı tarihlerden işlemeye başlayabilir.

Güncel düzenlemeye göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine aykırı feshinden doğan tazminat ve yıllık izin ücreti için zamanaşımı süresi 5 yıldır.

Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi dönemsel işçilik alacaklarında da genel olarak 5 yıllık zamanaşımı uygulanır. Ancak bu alacaklarda süre iş sözleşmesinin sona ermesini beklemez; her alacak kendi muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı değerlendirilir.

Süre ne zaman başlar?

Zamanaşımının başlangıç tarihi, alacağın talep edilebilir hale geldiği tarihe göre belirlenir. Bu nedenle bütün işçilik alacakları için “işten ayrıldıktan sonra 5 yıl” şeklinde tek bir kural yoktur.

  • Kıdem tazminatı: Tazminata hak kazandıran şekilde iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren değerlendirilir.
  • İhbar tazminatı: İş sözleşmesinin sona ermesiyle doğan bir alacak olduğundan fesih tarihi esas alınır.
  • Yıllık izin ücreti: Kullanılmayan yıllık izinler iş sözleşmesi devam ederken topluca para alacağına dönüşmez. İş sözleşmesinin sona ermesiyle ücret alacağına dönüşür ve zamanaşımı bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
  • Ücret alacağı: Ücretin ödenmesi gereken tarihten itibaren süre işlemeye başlar.
  • Fazla çalışma ücreti: Her döneme ilişkin fazla çalışma alacağı kendi muacceliyet tarihine göre değerlendirilir.
  • Hafta tatili ve genel tatil ücretleri: Bu alacaklarda da her dönem için zamanaşımı ayrı ayrı işler.

Bu ayrım özellikle uzun süre aynı işyerinde çalışan kişiler açısından önemlidir. Örneğin işçi 10 yıldır aynı işyerinde çalışıyor olsa bile geçmişte doğmuş ücret veya fazla çalışma alacaklarının tamamını iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 5 yıl içinde talep edebileceği sonucu çıkmaz. Dönemsel alacaklarda her alacağın kendi zamanaşımı süresi dikkate alınır.

Yıllık izin ücretinde neden farklı bir başlangıç var?

Yıllık izin hakkı ile kullanılmayan yıllık iznin ücret olarak talep edilmesi birbirinden farklıdır. İş ilişkisi devam ederken esas olan yıllık iznin kullandırılmasıdır.

İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan yıllık izin süreleri ücret alacağına dönüşür. Bu nedenle yıllık izin ücretinde zamanaşımı, kullanılmayan her izin yılından ayrı ayrı değil, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren değerlendirilir.

Dolayısıyla iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren zamanaşımı süresi dolmamışsa, yalnızca son 5 yılda kazanılan izinlerin değil, şartları oluşmuşsa çalışma dönemi boyunca kullanılmayan izinlerin karşılığı gündeme gelebilir.

2017'de ne değişti?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu'na Ek Madde 3 eklendi. Bu düzenlemeyle iş sözleşmesinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ile kıdem, ihbar, kötü niyet ve eşit davranma ilkesine aykırı fesih nedeniyle doğan tazminatlar için 5 yıllık zamanaşımı açıkça düzenlendi.

Düzenleme 25 Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe girdi. Ancak bu tarihten önce doğmuş veya işlemeye başlamış alacaklarda yalnızca “eski süre” ya da “yeni 5 yıllık süre” denilerek sonuca gidilmez.

İş Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca, değişiklikten önce işlemeye başlayan zamanaşımı süreleri bakımından geçiş kuralı uygulanır. Eski sürenin henüz dolmamış kısmı yeni düzenlemedeki 5 yıllık süreden daha uzunsa, zamanaşımı yeni düzenlemedeki 5 yıllık sürenin geçmesiyle tamamlanır.

Bu nedenle özellikle 25 Ekim 2017 öncesine uzanan eski işçilik alacaklarında zamanaşımı hesabı ayrıca yapılmalıdır.

Arabuluculuk zamanaşımını etkiler mi?

Evet. Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur.

Burada önemli ayrım şudur: Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını sıfırlayıp yeniden başlatan bir işlem olarak değerlendirilmez. Kanun, başvuru ile son tutanak arasındaki dönemde sürenin duracağını düzenlemektedir.

Örneğin zamanaşımının dolmasına belirli bir süre kala arabuluculuğa başvurulmuşsa, arabuluculuk sürecinde geçen zaman zamanaşımı hesabına eklenmez. Son tutanağın düzenlenmesinden sonra kalan süre işlemeye devam eder.

Zamanaşımını kesen durumlar nelerdir?

Zamanaşımının durması ile kesilmesi aynı şey değildir. Kesilme halinde, kanundaki şartların oluşması durumunda yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayabilir.

Türk Borçlar Kanunu'nda borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ödeme yapması gibi işlemler ile alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması ve icra takibinde bulunması zamanaşımını kesebilen durumlar arasında düzenlenmiştir.

Hangi işlemin hangi alacak bakımından zamanaşımını etkilediği somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı şey mi?

Hayır. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre farklı hukuki sonuçlara sahiptir.

Zamanaşımında borç sona ermez; ancak zamanaşımı savunmasının ileri sürülmesi halinde alacağın dava yoluyla elde edilmesi engellenebilir. Hak düşürücü sürede ise kanunda öngörülen sürenin geçirilmesi hakkın kullanılmasını doğrudan etkiler.

İşe iade başvurusu bunun önemli örneklerinden biridir. İş sözleşmesinin geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurması gerekir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılabilir. Bu süreler, kıdem veya ücret alacaklarındaki 5 yıllık zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır.

Zamanaşımına uğrayan alacak tamamen ortadan kalkar mı?

Zamanaşımının dolması borcun kendisini ortadan kaldırmaz. Ancak uyuşmazlık yargıya taşındığında zamanaşımı savunmasının usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi, talebin sonucunu etkileyebilir.

Bu nedenle “5 yıl geçti, borç artık yok” şeklindeki ifade teknik olarak doğru değildir. Zamanaşımı, borcun varlığı ile bu borcun dava yoluyla talep edilebilirliği bakımından farklı sonuç doğurur.

Kısa özet

Alacak / BaşvuruSüreGenel başlangıç noktası
Kıdem tazminatı5 yılHak kazandıran fesih / sona erme tarihi
İhbar tazminatı5 yılİş sözleşmesinin sona erdiği tarih
Yıllık izin ücreti5 yılİş sözleşmesinin sona erdiği tarih
Ücret alacağı5 yılHer ücretin muaccel olduğu tarih
Fazla çalışma ücreti5 yılHer döneme ait alacağın muaccel olduğu tarih
Hafta tatili / genel tatil ücreti5 yılHer döneme ait alacağın muaccel olduğu tarih
İşe iade için arabulucu başvurusu1 ayFesih bildiriminin tebliği

Tablodaki süreler genel kuralları gösterir. Özellikle 25 Ekim 2017 öncesine uzanan alacaklarda geçiş hükümleri, arabuluculukta geçen süre, zamanaşımını kesen işlemler ve somut olayın tarihi sonucu değiştirebilir.