İşten çıkarıldıktan sonraki ilk günlerde yapılacak işlemler, ileride doğabilecek işçilik alacakları ve işe iade gibi haklar açısından önem taşıyabilir. Ancak tüm işlemler için geçerli tek bir “15 günlük yasal süre” yoktur. Her başvurunun süresi ve şartları farklıdır.
1. Fesih bildiriminizi ve çıkış belgelerinizi kontrol edin
İşveren tarafından yapılan fesihlerde, fesih bildiriminin içeriği ileride ortaya çıkabilecek bir uyuşmazlık açısından önemli olabilir.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş güvencesinden yararlanan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi feshediliyorsa, işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin şekilde belirtmekle yükümlüdür.
İşten ayrıldıktan sonra elinizde bulunan fesih bildirimi, ücret bordroları, iş sözleşmesi ve diğer çıkış belgelerini saklayın. İşveren tarafından bildirilen işten ayrılış bilgilerinin SGK kayıtlarına nasıl geçtiğini de e-Devlet üzerinden kontrol etmek yararlı olabilir.
4/a kapsamında çalışanlar için işveren, sigortalı işten ayrılış bildirgesini hizmet akdinin sona erdiği tarihi takip eden 10 gün içinde SGK'ya bildirmekle yükümlüdür.
SGK işten ayrılış nedeni önemli bir kayıt olmakla birlikte, taraflar arasında uyuşmazlık çıkması halinde fesih nedeninin hukuki niteliği yalnızca bu koda bakılarak belirlenmez. Feshin nasıl gerçekleştiği ve diğer deliller de önem taşıyabilir.
2. İmzaladığınız belgeleri okumadan onaylamayın
İşten ayrılış sırasında işveren tarafından tutanak, bordro, ödeme belgesi, ibraname veya başka belgeler imzalamanız istenebilir.
İçeriğini anlamadığınız veya gerçeği yansıtmadığını düşündüğünüz bir belgeyi okumadan imzalamayın. Özellikle “tüm haklarımı aldım”, “işverenden hiçbir alacağım kalmamıştır” veya fesih nedenine ilişkin ifadelerin ne anlama geldiğini kontrol edin.
İbranamelerin geçerliliği de yalnızca belgede “ibraname” yazmasına bağlı değildir. Türk Borçlar Kanunu'nda işçi alacaklarına ilişkin ibra sözleşmeleri için özel geçerlilik şartları bulunmaktadır.
İmzaladığınız belgelerin bir örneğini istemeniz ve kendi kayıtlarınızda saklamanız, daha sonra ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda yararlı olabilir.
3. İşe iade düşünüyorsanız 1 aylık süreyi kaçırmayın
İşten çıkarılan herkes otomatik olarak işe iade hakkına sahip değildir. İşe iade hükümlerinden yararlanabilmek için kanunda aranan işyeri, kıdem, sözleşme ve çalışan statüsü gibi şartların bulunması gerekir.
Bu şartları taşıyan ve feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını düşünen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılabilir.
Bu nedenle işe iade ihtimali bulunan bir durumda “daha sonra bakarım” diyerek beklemek hak kaybına yol açabilir.
4. İşsizlik ödeneği hakkınızı kontrol edin
İşten ayrılma şekliniz ve diğer yasal şartlar uygunsa işsizlik ödeneğine hak kazanabilirsiniz.
İşsizlik ödeneğinde yalnızca işten çıkış nedeni değil; iş sözleşmesinin sona erme biçimi, işsizlik sigortası primleri ve diğer kanuni şartlar birlikte değerlendirilir.
İşsizlik ödeneği bakımından başvuru süresini kaçırmamak önemlidir. Başvurunun iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 30 gün içinde yapılması gerekir. Mücbir sebep dışında başvurunun gecikmesi halinde gecikilen süre toplam hak sahipliği süresinden düşebilir.
Bu nedenle şartları taşıyıp taşımadığınızı mümkün olduğunca erken kontrol etmek yararlı olur.
5. Belgelerinizi kaybetmeden toplayın
İşçilik alacağı veya fesihle ilgili uyuşmazlık ortaya çıkması halinde çalışma dönemine ilişkin kayıtlar önem kazanabilir.
Saklanması yararlı olabilecek belgeler arasında şunlar bulunur:
- İş sözleşmesi ve varsa ekleri
- Fesih bildirimi ve işten ayrılışla ilgili belgeler
- Ücret bordroları
- Banka hesap hareketleri ve ücret ödemeleri
- SGK hizmet dökümü ve işten ayrılış bilgileri
- Vardiya ve çalışma çizelgeleri
- İşe giriş ve çıkış saatlerini gösteren kayıtlar
- Fazla çalışmayı gösterebilecek işyeri yazışmaları
- Kullanılan veya kullanılmayan yıllık izinlere ilişkin belgeler
- Prim, ikramiye veya diğer düzenli ödemelere ilişkin kayıtlar
Özellikle işyeri sistemlerine erişiminiz işten ayrıldıktan sonra kapanabileceği için, hukuka uygun şekilde elinizde bulunan kişisel çalışma belgelerinizi kaybetmemek önemlidir.
6. Hangi alacaklarınız olabileceğini ayrı ayrı değerlendirin
İşten çıkarılan her çalışanın aynı alacaklara hak kazanması söz konusu değildir. Fesih şekline, çalışma düzenine ve yapılan ödemelere göre farklı alacak kalemleri gündeme gelebilir.
- Kıdem tazminatı: Kanundaki kıdem ve sona erme şartları oluşmuşsa gündeme gelebilir.
- İhbar tazminatı: Belirsiz süreli sözleşmenin bildirim süresine uyulmadan feshedildiği ve diğer şartların oluştuğu durumlarda söz konusu olabilir.
- Ücret alacağı: Ödenmemiş ücretler varsa talep edilebilir.
- Yıllık izin ücreti: İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmamış yıllık izinlerin ücret karşılığı gündeme gelir.
- Fazla çalışma ücreti: İspatlanabilen ve ödenmemiş fazla çalışmalar bulunuyorsa talep konusu olabilir.
- Hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil ücretleri: Şartları oluşmuş ve karşılığı ödenmemiş çalışmalar varsa değerlendirilir.
- Prim ve ikramiye: Sözleşme, işyeri uygulaması veya çalışma şartlarına göre doğmuş ancak ödenmemiş tutarlar bulunabilir.
Bu alacakların doğum şartları, hesaplama yöntemleri, faizleri ve zamanaşımı başlangıçları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle hepsini tek bir “işten çıkış tazminatı” olarak değerlendirmek doğru değildir.
7. Arabuluculuk hangi durumlarda zorunlu?
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda, kanundaki istisnalar dışında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Bu nedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti gibi birçok işçilik alacağında doğrudan dava açmadan önce arabuluculuk süreci gündeme gelir.
Arabuluculukta anlaşmaya varılması zorunlu değildir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve şartları varsa uyuşmazlık yargıya taşınabilir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
İlk 15 gün için kısa kontrol listesi
- Fesih bildiriminizi ve işten ayrılış belgelerinizi saklayın.
- e-Devlet üzerinden SGK işten ayrılış kaydınızı kontrol edin.
- İmzaladığınız tutanak, bordro ve diğer belgelerin kopyalarını alın.
- İşe iade ihtimali varsa bir aylık arabuluculuk süresini özellikle takip edin.
- İşsizlik ödeneği şartlarını ve 30 günlük başvuru süresini kontrol edin.
- Bordro, banka hareketleri, çalışma kayıtları ve yıllık izin belgelerinizi toparlayın.
- Kıdem, ihbar, izin, ücret ve fazla çalışma gibi olası alacaklarınızı ayrı ayrı değerlendirin.
Önemli “İlk 15 gün” bu rehberde pratik bir kontrol dönemi olarak kullanılmaktadır. İş hukukunda tüm bu işlemler için geçerli ortak bir 15 günlük yasal süre bulunmaz. Özellikle işe iade ve işsizlik ödeneği gibi başvuruların kendi kanuni süreleri vardır.